Skip to content

Eğitim Kulubu | Eğitim ve Öğrenme

Eğitim Kulubu: eğitim gündemi, öğrenme yöntemleri ve faydalı rehberler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Sağlık
  • Ümit Yenişehirli yazdı: ‘Muzır’ın tarihinden bir tutam

Ümit Yenişehirli yazdı: ‘Muzır’ın tarihinden bir tutam

Sinem Yılmaz 14 Eylül 2026

Her türlü kayıttan azade bir biçimde, sosyal medya üzerinden hayasızca yayınlar başta olmak üzere, müstehcenliğin pek çok örneğiyle toplumu rahatsız eden, kamu düzenini bozan vakalar giderek çoğalıyor. Hemen her gün, bu sosyal sapmayla ilgili yeni bir haber gündeme düşüyor.

Bu mesele, ‘Osmanlı modernleşmesi’nden bu yana toplumun gündemine, belli aralıklarla ama ne yazık ki her defasında da artarak geliyor. Osmanlı’nın son döneminden başlayıp, Cumhuriyet tarihi boyunca devam eden ‘müstehcenlik’ konusu, ‘ahlak-ı umumiye aykırılık, muzır neşriyat, hayasızca davranışlar, çocuğun ruh ve beden gelişimi’ gibi başlıklar altında gösteri dünyası, edebiyat, sanat, basın ve hukuk bağlamında sık sık tartışılıyor, çareler aranıyor.

ŞEYHÜLİSLAM: MATBAADA TAB ETTİKLERİNİZ HİKMETLİ VE EDEBLİ OLA!

Osmanlı toplumunda uzun asırlar boyunca, İslam ahlakının baskın hakimiyetiyle – hele de toplumu ifsad edecek yöntem ve yaygınlıkta – müstehcenlik gibi bir sorun görülmemişti. Klasik devirlerde yayın işleri daha çok, ‘Ahlak-ı Umumiye’ ve ‘Adab-ı Umumiye’ başlıkları altında, Şer’i ve Örfi Hukuk çerçevesinde ele alınıyordu. Osmanlı toplumu, ilerleyen asırlarda ise yeni yeni yayınlanmaya başlayan gazete ve romanlardan dolayı bu illetle tanışacaktı. Osmanlı’nın son dönemlerinde, özellikle de Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasıyla birlikte oluşan ‘serbestiyet’ ortamı da açık saçık yayınları az da olsa gündeme getirmişti.

Ahmet Kabaklı merhumun, Türk Edebiyatı isimli dört ciltlik eserinde anlattığına göre, Şeyhülislam Abdullah Efendi, ilk matbaacı İbrahim Müteferrika’nın sorusu üzerine, ‘Tab ettiğiniz (baskısını yaptığınız) hikmetli, edebli ola.’ fetvasını vermişti. Yine, ilk gazetecilerden Şinasi de ‘Edebiyat öyle bir fendir ki insanlara edep ve ahlakı öğrettiği için bu işe mensup olanlara da edip denmiştir.’ demekteydi. Ahmet Mithad ise ‘Edip, faydalı olanı yazmalı.’ derdi. Bu arada, ilk matbaa sahipleri zaten ahlaka aykırı yayın yapmayı akıllarından bile geçirmezlerken, ülkede yayıncılık yapacak yabancılar da milli ve manevi değerlere aykırı basım işleriyle uğraşmayacaklarına dair Saray’a taahhütte bulunurlardı. Bu anlayış neticesinde de 1800’lerin ikinci yarısında bile basın yayın dünyasında milli ve manevi eserler çoğunluktaydı.

OSMANLI HEM BASINLA HEM DE MÜSTEHCENLİKLE TANIŞTI

Osmanlı cemiyetinde genel hava böyle olsa da zamanla mevcut yasal düzenlemelerin, gazete, roman gibi yeni yayın teknikleri karşısında yetersiz kaldığı da görülmeye başlanmıştı. Batılılaşma döneminde hazırlanan 1858 tarihli ceza kanunu, umumun ahlakını bozan yayın ve davranışlara ilişkin yaptırımlar getirmekteydi.

Düzenlemeyle müstehcen veya genel ahlaka aykırı görülen yazı ve görselin basım, dağıtım ve ithali yasaklanmış, sansür işletilmişti. Yeni yeni çıkmakta olan gazetelerde, dönemin modası gereği tefrika edilen romanlar da sıkı takipteydi. Hem Avrupa’daki cüretkar romanların tercümeleri hem de onlara özenerek yazılmış ‘yerli’ romanlardaki ‘müstehcen, edepsizce, ahlaka mugayir’ bölümler için Encümen-i Teftiş ve Muayene Heyeti devreye girerek yaptırım uygulamaktaydı.

AÇIK SAÇIK ROMANLAR ÇEMBERLİTAŞ HAMAMININ KÜLHANINDA YAKILIRDI

Devrin anlayışı, zamanın ruhu, hala dini ve milli yayıncılıktan yanaydı. Öyle ki 1864-65 eğitim yılında hükümetçe okullara gönderilen iki yüz bine yakın kitabın çoğunluğu Elifba Cüzü, Hakkı Efendi’nin Hadis-i Erbain Şerhi, Gülşeni Maarif, Ahlak-i Ahmedi, Mizanül Edeb, Dürr-i Yekta, Tasavvuf Kasidesi, Molla Cami, Akaid-i Usami Şerhi gibi kitaplardı. Böyle bir ortamda, zaman zaman ortaya çıkan ‘muzır’ gazete ve kitapların akıbeti ise Çemberlitaş hamamının külhanında yakılmak oluyordu.

Bu arada; Prof. Dr. Bilge Ercilasun’un Türk Edebiyatı Tarihi, Eleştiri (1860-1923) isimli çalışmasında verdiği bilgilere göre, dönemdeki bir edebi yol da romantizmdi. Özellikle Fransız şair ve yazarlardan etkilenen kimi isimler, ülke savaşlarla boğuşurken, abartılı bir romantizme kapılmıştı. Ahmet Haşim’in bu anlayışla kaleme aldığı, içinde hem aşk hem tabiat temalarının olduğu Göl Saatleri kitabı yayınlandığında, bazı eleştirmenler vatanın beka meselesi varken sergilediği bu duyarsızlığından dolayı kendisine ‘kurbağa şairi’ adını takmışlardı.

AŞK-I MEMNU, EYLÜL, KAYMAK TABAĞI VE BENZERLERİ TEMELLERİ SARSIYOR

Devrin şair, yazar ve gazetecileri arasında, Ahmet Haşim’in duyarsızlığını başka ahlaki zafiyetlerle donatan isimler de vardı. Servet-i Fünun dergisinde yazanların çoğu bu anlayıştaydı. Halit Ziya Uşaklıgil’in dergide tefrika edilip, 1901 yılında basılan, aile içi kirli ilişkilerin işlendiği Aşk-ı Memnu isimli romanı, dönemin ahlak anlayışına esaslı bir saldırıydı.

Yine aynı dergide parça parça yayınlanıp, yine 1901’de basılan Mehmet Rauf’un Eylül isimli romanı ise erotik temalarıyla ahlaki tefessühü daha da ileri taşıyordu. Aynı yazar, 1910 yılında had safhada erotizmle doldurarak kaleme alıp, isimsiz yayınladığı Bir Zambağın Hikayesi’nden dolayı ise Divan-ı Harb’e verilmiş, yargılanması sonucu altı ay hapse mahkum edilip, ilaveten askerlikten atılmıştı. Rauf, ayrıca Kaymak Tabağı isimli bir başka açık saçık kitabında bir karaktere, ‘Ahlak dediğin bir uydurmadır. Karşı karşıya gelmiş bir erkekle bir kadının şehvetten başka şey konuşması sahtekarlıktır.’ sözlerini söyletmişti. Bu tür çalışmaları kaleme alanlar, ülke birçok cephede savaş verirken, böylesi konulara yönelmede inanılmaz bir duyarsızlık göstermekteydi. Bu arada unutmadan, ülkedeki verili medya düzeninde hem Aşk-ı Memnu hem de Eylül, yıllar yıllar sonra – devlet kanalı da dahil – TV dizileri yapılacak kadar da el üstünde tutulmuşlardı.

CHP KÖY ENSTİTÜLERİ’NDE KAYMAK TABAĞI KİTABINI OKUTTU

Cumhuriyet’in, özellikle tek parti döneminde, görüntüde ahlaka mugayir yayınlarla mücadele ediliyor olsa da yönetimdeki seküler anlayış, bu alanda kalem oynatmak isteyenlere belli bir rahatlama da sağlamıştı. Yer yer, bir histeri haline gelen ‘modernleşme ve laiklik’ çabaları, zaman zaman ‘ahlaka mugayir neriyat’ın önünü açan bir işlev görmekteydi. Merhum Eşref Edib’in CHP’nin günah galerisinden tablolara yer verdiği Kara Kitap isimli eserinde anlattığına göre; tek parti CHP zihniyeti, bu konuda o kadar duyarsızdı ki, daha 15, 20 yıl önce müstehcenlikten dolayı takibata uğrayan Mehmet Rauf’un içi porno betimlemeleriyle dolu Kaymak Tabağı isimli kitabı, Köy Enstitüleri’nde mecburi okunacak kitaplar arasına alınmıştı. Bu arada, kitabın ahlaksız karakterlerinden birisi olan İbrahim’in lakabı ise ‘hacı’ydı!

CEMİYETE OTOPSİ YAPIYORUM / İBRET DERSLERİ VERMEK İSTİYORUZ

CHP yönetimi devrinde gemi azıya alan müstehcen yayıncılığında bir şekilde kanun karşısına çıkmak zorunda kalanlar ise hemen her defasında benzer gerekçeleri geveliyorlardı. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Mürebbiye isimli açık saçık romanını – Filmi de çekilmiş ancak ahlaksız bulunarak gösterimi yasaklanmıştı – mahkemede savunurken, “Romanlarımda cemiyetin mikroplarını teşrih (otopsi) ediyorum. Hekim yarayı açtı diye suçlanamaz hem edebiyat ahlak dersi vermek zorunda değildir.” demişti. Kaymak Tabağı’nın yayınevi de kitabın girişine, ‘Biz burada ibret dersleri vermek ve körpe aile kızlarının nasıl bir uçuruma sürüklendiğini anlatmak istedik.” ifadelerini koymuştu. Öte yandan, araştırmacı Ömer Türkeş’in devrin roman isimlerinde derlediği liste de devrin anlayışına dair bir fikir vermekte: ‘Azgın, Kadınların İstediği, Üryan, Bir Bakirenin Gebeliği, Aşufte, Zifaf Gecesi, Karagöz Yatakta.’

MUZIR NEŞRİYATI POŞETE SOKMAK İSTEYEN ÖZAL VE DİNÇERLER’E REVA GÖRÜLENLER

Cumhuriyet’in ilk devirlerinde TCK içindeki kimi maddeler ile muzır neşriyata yaptırımlar getiren kanunlarda, yıllar sonra yapılmaya çalışılan değişiklikler sırasında, buna niyetlenen siyasilere yönelik tepkiler, basın ve yayın dünyasına hakim olan zihniyetin ne kadar saldırgan olabileceğini de göstermişti.

Merhum Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde Devlet Bakanı Vehbi Dinçerler’in, muzır neşriyatı önlemeyi amaçlayan kanunu güncelleme çabaları, zamanın kartel basını tarafından günlerce süren yayınlarla yerden yere vurulmuştu. Hürriyet, Cumhuriyet, Günaydın, Milliyet, Güneş gibi gazeteler ile Gırgır, Fırt ve Çarşaf isimli mizah dergilerinin yanı sıra Erkekçe ve Kadınca gibi erotik aylık mecmualar, Özal ve Dinçerler’e mütemadiyen saldırmaktaydı. Açık saçık fotoğraflarla tıka basa dolu yayınların poşette satılmasını, muzır neşriyata verilen para cezalarının yükseltilmesini öngören maddeler içeren düzenleme dolayısıyla basın hem Özal’ı hem de Dinçerler’i poşetin içinde gösteren karikatürler yayınlamıştı.

YENİ İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ YENİ ÖNLEMLERİ GEREKTİRİYOR

Yasa, Başbakanlık bünyesinde (Günümüzde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı) oluşturulan kurulun, yayımlanan kitap, dergi ve gazeteleri inceleyerek ‘Küçükler için muzırdır.’ kararı verme yetkisini düzenlemişti. Buna göre, kurul tarafından ‘muzır’ ilan edilen eserler poşet içinde satılmak zorundaydı ve reklamı yapılamıyordu. Yine, 2004 yılında AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile hükümetten ilgili bakanlar, TCK’daki müstehcen yayınla ilgili bazı maddeleri değiştirip, yeni yaptırımlar getirmek istediklerinde de basın bir kez daha ağır saldırılara imza atmıştı.

Neredeyse bir asır öncesinin şartlarında temel hükümleri belirlenen, ‘internetin, sosyal medyanın, canlı yayının’ esamisinin okunmadığı sonraki yıllarda ise parça parça palyatif düzenlemelere konu olan ‘müstehcen yayıncılık’la ilgili mevzuatın, gelişen iletişim teknolojilerinin yol açtığı tahribat doğrultusunda tepeden tırnağa değiştirilip, geliştirilmesinin gerekliliği ise bir gündem maddesi olarak geçerliliğini koruyor.

The post Ümit Yenişehirli yazdı: ‘Muzır’ın tarihinden bir tutam first appeared on .

Post navigation

Previous Dünyanın en pahalı para birimine sahip ülkeden yeni karar: 10 yıla kadar izin
Next 81 ilde okullar için yeni eğitim yılı güvenlik tedbirleri

Related Stories

adanada

adanada

24 Ekim 2026
Sakarya’da kanserde erken teşhisin önemi ve KETEM taramaları vurgulandı

Sakarya’da kanserde erken teşhisin önemi ve KETEM taramaları vurgulandı

17 Ekim 2026
Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026

Kategoriler

  • Eğitim (494)
  • Ekonomi (121)
  • Haber (266)
  • Sağlık (65)
  • Tanıtım (8)
  • Teknoloji (17)

Son Yazılar

  • Champi Tayfunu Liuqiu Adası’nda 1 kişinin ölümüne, 171 kişinin yaralanmasına yol açtı
  • Akaryakıt pompalarında yeni dönem: Peş peşe gelen indirimler motorin ve benzin fiyatlarında dengeleri değiştirdi
  • İris Cibre faiz kararı sonrası YENİÇAĞ’a anlattı: ‘Dolarizasyon riski söz konusu’
  • AMB’nin Aralık’ta faiz artırması bekleniyor
  • Muş’ta aktar Bingöl, hastaneler dolunca bitkisel ürüne ilginin arttığını söyledi.
  • Merkez Bankası faiz kararı ve ekonomiye güven: Ekonomi gündeminde bugün ne oldu? (22 Ekim 2026)
  • TOGÜ’nün mobil ebelik modeli kırsaldaki gebeler için Semerci köyünde başladı
  • ING yıl sonu faizi yüzde 35, dolar kurunu da 51,50 TL tahmin etti
  • Kayyımlar, başkanvekili seçimleri, transferler: 2024’ten 2026’ya belediyelerde siyasi harita nasıl değişti?
  • Kara Kuvvetleri Komutanlığının “Uluslararası En İyi Askeri Uçangöz Takımı Yarışması” devam ediyor
  • Trabzon’da bilim ve teknoloji şöleni başlıyor
  • Hayvanlarına bakmaya giden Hamza silahla vurulmuş halde bulundu
  • Sakarya Karasu’da sular sabaha karşı yeniden yükseldi, vatandaşlar endişeyle izledi
  • Tunç Soyer’in avukatları, mahkemenin iade kararına dayanarak tahliye talep etti
  • Kütahya’da trafiğin durduğu yolda 5 araç zincirleme kazaya karıştı, sürücü yaralandı
  • Hafızanın Defterleri sergisi açılıyor
  • Asu Kaya, Halk TV’ye kayyım atanmasına basın özgürlüğü vurgusuyla tepki gösterdi
  • Şili’de kasırga faciası! Binaların çatıları uçtu, başkentte kırmızı alarm verildi
  • Arnavutluk Başbakanı Edi Rama istifa çağrılarını reddetti
  • Erken Teşhis Neden Önemlidir?
  • İş görüşmesinde şaşkına çeviren teklif: Para almadan çalışır mısınız?
  • Türkiye’de çelik konut hedefi: ‘Güvenli yapı bir sistem meselesi’
  • adanada
  • 30 yıllık Türk şirketi iflas etti: Yerli koronavirüs test kitleri üretmişti
  • 131 fonun tasfiyesi Meclis gündeminde: SPK’den eleştirilere yanıt



Yandex Metrica


You may have missed

Champi Tayfunu Liuqiu Adası’nda 1 kişinin ölümüne, 171 kişinin yaralanmasına yol açtı

Champi Tayfunu Liuqiu Adası’nda 1 kişinin ölümüne, 171 kişinin yaralanmasına yol açtı

25 Ekim 2026
Akaryakıt pompalarında yeni dönem: Peş peşe gelen indirimler motorin ve benzin fiyatlarında dengeleri değiştirdi

Akaryakıt pompalarında yeni dönem: Peş peşe gelen indirimler motorin ve benzin fiyatlarında dengeleri değiştirdi

25 Ekim 2026
İris Cibre faiz kararı sonrası YENİÇAĞ’a anlattı: ‘Dolarizasyon riski söz konusu’

İris Cibre faiz kararı sonrası YENİÇAĞ’a anlattı: ‘Dolarizasyon riski söz konusu’

25 Ekim 2026
AMB’nin Aralık’ta faiz artırması bekleniyor

AMB’nin Aralık’ta faiz artırması bekleniyor

25 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.